Sayfalar

3 Aralık 2012 Pazartesi

Curcuna

Pek çoğundan ziyâde, aklım kalbin uşağı

Avcılar çevrelemiş; her yerinde kuş ağı

Bağla ince boynuna, belimdeki kuşağı

Bilsinler, benim kanadının ucu bucağı

 

Kapkara tüten şu duman, sanki burcu dağın

Tañrı'dan seni ısmarlamanın borcundayım

Sanki amansız hastalıktan taburculayın

Hâfızamda şen sesin, kesmesin curcunayı

 

Kemençemin yayı, bozkırda düğün alayı

Fındık burnu yaklaştır, ciğerine dalayım

Sök dilek ağacını, yalnız tek bir dal ayır

Kıskanırım, dudağında yanan sigarayı

 

Altı birayı yokluğuna katık ederim

Yumruklarımı sıktığımdan katı kederim

Kaldı bir ayım, fiyaskoyum, batık hedefim

Bir bana kapanan gözlerin batı sedefi

 

Alış efendim, şiirlerimin soğuğuna

Tuttuğum her halatta ayrılık boğumu var

En saklı, pek nâdîde bir düşe kapılırım

Şu göğsümde yatıp senden olma oğlumu sar

 

Doğru muydu söylediklerin, üzülür müyüm

Sanki her hücresi senken yüzülür şu derim

Yüzülür şu deniz, metrelerce karşıdaysan

Kurt olurum uluyan, güneşe karşıt aysan

 

Bana nispet yapar gibi seversen bir şâir

Bu öyle bir zât olmalı ki tıpkı Kâşgarî

Tut ki kesik baş kâfi canımı vermek için

Öyleyse durma, vur; aşka inanmayan kâfir

 

Sanma ki ölürüm, sanma ki öldürülürüm

Avının gölgesinde bir alaşağı şâhin

Tecrübe edindiklerim aşağılık kâhin

Gözü dönmüş inancımın daşşağıdır kalbim

 

Temmuzoğlu

3 Aralık 2012, 00.00, Rumeli Hisarüstü