Sayfalar

25 Mart 2016 Cuma

Öl #1

Bir filmin on dakikalık arasında öleceğiz. Kimsenin ruhu duymayacak. Kaldığı yerden devam edecek sonra film ve hiçbir göz, oynadığımız karakteri aramayacak. Âkıbetimiz merak edilmeyecek sonsuza dek. Bizi hatırlayan son insan ise o filmi beğenmeyip zaten ara verildiğinde çıkıp gitmiş olacak. Böyle öleceğiz. Kayıp ama ayıpsız hem de ansızın… 

Son metroya yetişip turnikelerde öleceğiz. Hastalıktan değil, ilaçlar bitince öleceğiz. Sanmak, bizi öldürecek. Usanmak, hayatta tutacak. Bir kadına âşık olunca değil, alışınca öleceğiz. İçimizdekileri dökünce değil, yutunca öleceğiz. Yağmurdan kimse ölmez; bizi asıl öldürecek olan, tutulduğumuz dolu olacak. 

Bayramın son günü öleceğiz. Bayramlaşmak için gelen gelmiş, gideceğimiz yerler çoktan bitmiş olacağından kimse fark etmeyecek. Hiç kimse… Paketteki son dalı yakamadan öleceğiz. Bir yetmişlik açacak ve keskin anason kokusunu duyacağız fakat ilk yudumu almadan, alamadan gebereceğiz. Köpekler istedi diye atlar ölmeyecek; biz öleceğiz. Çünkü gökten hiçbir zaman kemik yağmaz ama dolu yağabilir apansız: Tutulacağız. 

Öleceğiz ve bir çömlek günün birinde yere düşüp çatlayacak. Biz de ölümü damar damar yeniden tatbik edeceğiz. Ölümü yazarken değil silerken ölece

Temmuzoğlu

25 Mart 2016, Mecidiyeköy

22 Mart 2016 Salı

Şehâdet

Gölgesinden başka bir sığınacak kuytusu

Kalmamış bir meczûbun çilesine şâhit ol

Yığınların içinde hiçliğin uğultusu

Çatlatıyor beynimi, salâsına şâhit ol

 

Dönüp dolaşıyorum çıkmazlar ortasında

Nasıl bir kumar, dördü sendedir dört asın da

Seni hangi kumarbaz ister ki masasında

Son oyun: Hayâtımın hîlesine şâhit ol

 

Mengülük diyârında bir tas su ellerinden

Dayanacak gücümü alayım kollarından

Bir yetişip bir yiten Allah'ın hâllerinden

Suâllere düşenin hüllesine şâhit ol

 

Kim bilir ne zamandı, bu şehre son gelişin

Kim bilir en son nasıl, hâfızamda kalışın

Beni bu kaçıncıdır yokluk içre salışın

Temmuzoğlu bahtının sillesine şâhit ol

 

Temmuzoğlu

22 Mart 2016, Mecidiyeköy