Sayfalar

13 Ocak 2026 Salı

Umuda İçelim

Gözümüz aydın, umuda içelim

Yârdan, serden bu uğurda geçelim

Gönlümüz bunca kahırda neşeli

Başı dumanlı dağlarda meşelik

 

Meteliğe kurşun, tadımız turşu

Deliliğe karşın andımız arşa

Biteviye çatılan bu kaşlara

Gülmek halel getirmez sümme hâşâ

 

Umuda içelim, gözümüz aydın

Yıllar öncesinden sözümüz vardı

Bir şubat gecesi, özümüz yandı

Çentik attık hisara, izimiz kaldı

 

Bizim İstanbul, bizimdir Kayseri

Dolunaylı gecelerde ay serin

On yıl sonra, mührü vurduk hisara

Daim tüter, iki yangın sigara

 

Temmuzoğlu

13 Ocak 2026, 01.47, Üsküdar

3 Ocak 2026 Cumartesi

Gönülkuşum

Geceler boyu düşünür dururum

Uykularımda düşünü bulurum

Uyanmak, yeniden başlamak demek

Yokluğuna belki alışmak gerek

 

Korktuğumdan değil, alışkın değil

Fıtratımda vardır delişmen huyu

Değişmek, ömür boyu bir ağacı

Budarken kollarım sanki sarmaşık

 

Sırılsıklam âşık, durup dururken

Yutkunduğum ne varsa boğazımda

İhtimâl ki kansız bir boğdurmadır

İhtimâl fakat kelle koltuktadır

 

Senle sonsuz kere düşünmüşüzdür

Aklından geçeni, konuşma, sustur

Gönlümden geçen bir kuşsun, çok hoşsun

Bilirim elbet, kanatların yorgun

 

Ağarmıyor gece, sende aydınlık

Engel oldular ve birden ayrıldık

Görmen lazımdı, dönüp de bakmadın

Bakıp da görmedin, canın sağ olsun

 

Temmuzoğlu

3 Ocak 2026, 02.54, Üsküdar

21 Aralık 2025 Pazar

Sırası Değil

Bunca uğraş, döktüğüm ter, ne için?

Bahtım kördüğüm, yazgım perperîşan

Bir tesellî ararken zemheride

Ağıtlara karışır çırpınışım

 

Hıçkırığımı tuttum ve yutkundum

Kînimi diri tuttum da yekindim

Bir adımlık mesafede, yakındım

Sırası değildi, öyle tutkundum

 

Sıdkım sıyrılıyor bir vecîbeden

Selâma sabâha tahammülsüzüm

Bilirim, îkaz edersin inceden

Aldırmıyorum, tamâmen yüzsüzüm

 

Kirâmen kâtibîn tetikte dâim

Selâmünkavlen, dedim ve âmin

Böyle öğretildi bana teâmül

Gerisi boş lakırdı ve tevâtür

 

Temmuzoğlu

20 Aralık 2025, 02.54

21 Aralık 2025, 02.32

Üsküdar

30 Kasım 2025 Pazar

Dîvâne

Yaşanmadı bunca güzel gün, yazık

Kursaktaki heves, alnımda yazı

Gözlerimden oku tuttuğum yası

Gördüklerim, bulduklarımla yaşıt

 

Başımı alıp gitsem, ne olurdu?

Şu azgın dalgalarda boğulurdum

Kor alevler içinden doğulur mu?

Sırrımızı omuzlanıp doğruldum

 

Kolay olmadı, böyle devam etmek

Gülüşünü, derdime devâm etmek

Meğer aldanmış bu dîvâne göynüm

Beyhûde geçecek derdinle ömrüm

 

Temmuzoğlu

30 Kasım 2025, 03.25, Üsküdar

29 Ekim 2025 Çarşamba

Cankuşum

Devâsız dertlere düşürdün beni

Gazel okumak dışarıdan kolay

Çeşmisiyahtan taşar dembedem

Bir dâvet, belki uçarı bir hayâl

 

Kaşlar salkım saçak, bıyığı biber

Dudağında dâim dumanı tüter

Taş bağlı karnı tok, bayağı söze

Çekip gittiğin gün kumarı biter

 

Melâmet hırkası, sırtına boldur

Felâket arkası; fırtına, boran!

Alâmetifârikasını sorun:

Cigarasından bi’ fırtına bakar!

 

Kızılca kıyâmet kopar, kan kusup

Kızılcık şerbeti içer canhıraş

Baltasındadır ne varsa tapıncak

Gözünden sakınır seni cankuşum

 

Temmuzoğlu

29 Ekim 2025, 02.13, Üsküdar

17 Ekim 2025 Cuma

Hercâî

Anlat bana, bilirsin, sır küpüyüm

Saklarım her ne varsa ölünceye

Yaklaşma sakın, bildin, kör kütüğüm

Beklerim yine seni gelinceye

 

Yolunda su taşıyan karıncalar

Karârınca biriktirdim hıncahınç

Bir kereliğine bana kucak aç

Hercâîmsin, kandırırsın koca kış

 

Günlerimiz sayılı, bak göründü

Başından belli sonların kurbanı

Sanki gök çöktü, yağız yer delindi

Tam giderken göz ucuyla gör beni

 

Gör beni, aşk neyledi, mahveyledi

Tesellî eder başka bir evreni

Yaşama ihtimâli, sabreyledim

Belki kardelen vaktinde baş verir

 

Temmuzoğlu

17 Ekim 2025, 02.16, Üsküdar

26 Eylül 2025 Cuma

Beş Paralık

Bulantım artıyor, gün geçmiyor ki

Bunaldım aslında, kin gütmüyorum

Sinkaflı küfürler, boş vermişlik ve

Hoş bulmadım, beş paralık hayâtı

 

Geç kalalım, ardımızda atlı yok

Vardığımız yerde bekleyen mi var?

Develer tellâlken hendek atlıyor

Ağrısız başa hep korkulan gelir

 

Sorgudan emin ve fakat telâşlı

Elcevap, yemin; bir tokat atıldı

Ayakları sâbit değil, dolaştı

Döndürdü yüzünü, buna alıştı

 

Bunalmıştım aslında, gün ağardı

Topladım tüm gücümü ve bağırdım

Bakarken kör, dinlerken de sağırdın

Yanıldım belli ki canın sağ olsun

 

Temmuzoğlu

26 Eylül 2025, 01.30, Üsküdar 

17 Eylül 2025 Çarşamba

Şiire Gazele

Geceleri düşünürsün, uyuyunca geçer

Gündüzleri üşütürsün, büyüyünce tümör

Bugün fark etmedik belki ama yarın yokuz

Bilmeyiz kafa rahatlığı, karın tokluğu

 

Varın, bakın; kaldı mı acep gönlümde zerre

Kadar huşû, kader puhu kuşunda bir tüydür

Azgın alerjimden kurtulamadım bir türlü

Öksürdüm kursaktakini şiire, gazele

 

Şîr ü hurşîd bezeli memleketimin taşı

Toprağı altın; fiyaka ceketi, mintanı

Yaşarken aldırmadın da cesedimi tanı

Bendeniz göğe isyanın tâze militanı

 

Gazelimde esrik bir rûhun fırtınaları

Bâzı elimde tütün, dumanında yol alıp

On sekiz bin âlem şâhit, yok yalanım

Karıştırıyorum bâzı bâzı sap samanı

 

Tastamam yılgınlık, bezginlikse had safhada

Kaç gecedir beklerim, inancım kalmasa da

Usandım kendimden, sen yine de kal masada

Yokluğunu sığdıramıyorum havsalama

 

Temmuzoğlu

Ağustos-Eylül, 2025, Üsküdar


30 Temmuz 2025 Çarşamba

Sevinmeyelim

Yaşıyoruz, sessiz bir anlaşma var

Taşıyoruz bu yükü, anlatmadan

Belki de bir güvercin uğultusu

Mümkün olmayanların anlatısı

 

Anlatışı resmediyor capcanlı

Yaşanmamış hikâyeler besbelli

Yine de aldanırım tevekkeli

Değil, başımda eser kavak yeli

 

Ellerim buz parmak, sînemde yangın

Mîdemde atlılar, beynimde yankı

Suyundan mıdır yara berelerim?

Huyundan mıdır yoksa, bilemedim

 

Görse huzûru kaçar dirilerin

Ölümlerden ölüm beğenmeyeni

Sevinmeyelim, henüz vakit erken

Bitmeyecek çilemiz, bitti derken

 

İptidaî bir aşkın peşindeyim

Ay iner, gün döner; bakarım düştür

İşte bitti derken en başındayım

Ay doğar, gün batar; düşerim tekrar

 

Temmuzoğlu

30 Temmuz 2025, 00.41, Üsküdar

24 Temmuz 2025 Perşembe

Kuantum

Kılınmadık karârların kazâsı yok

Tesâdüf mü? Sanmam, tevâfuk aklımda

Kör olasıca nefsimin gazâsı bol

Tedâvisi zor bir münâfık aslında


Külâhıma anlat, sürâhide damla

Günâhımı kavra, minâremi salla

Gül âleminde sır, bülbül alâmeti

Putlarımı kırma, tavâf edip anla


Tam affedip tamamlarken arınmayı

Bilmezdik gurûr yüzünden sarılmayı

Bir gün sahte bir evrende bayılmayı

Ölmek sandık, oysa sadece bir sanrı


Mâdemki bir Tañrı, ol dese olduran

Bunca ihtimâli ne diye soldurur?

Her hâlükârda, neredeyse öldüren

Başka ihtimâlde ne diye güldürür?


Temmuzoğlu

24 Temmuz 2025, 01.56, Üsküdar