Sayfalar

Erciyes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Erciyes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Temmuz 2026 Cumartesi

Bozkır

Senin kokun tütüyor buram buram

Telâfî edemiyor param pulum

Zaten üç kuruşa beş paralıktır

Ekmeğin ticâreti zarar ziyan

 

Oysa bozkır zararımı karşılar

Kâr etmem belki ama çarşım pazar

Emirgan’dan Hunat’a arşınlamak

Güzeller güzeli hep karşımdadır

 

Havası gül, suyu hür, toprağı kül

Atı yılkı, çatısı bembeyaz düş

Bozkırlarında ay serin, ben senin

Sen de benim düşlerimde her yazın

 

Bozkırı sekiz cennettir sevene

Bilmeyen ne bilesi kim geveler

Bir haftacık yeter mi hiç senede

Toplasan bir ömür etmez gene de

 

Elim kolum bağlı, canım, gelemem…

 

Temmuzoğlu

18 Temmuz 2026, 01.42, Üsküdar

23 Nisan 2016 Cumartesi

Vaveyla

Sarıl bana, mesâfeler engel mi

Sadrını genişlet çünkü ben geldim

Hakîkate hurâfeler engel mi

Göze alamadın, sanki engeldim

 

Yine uyuyakaldın koltuğunda

Bilirim, düşlerinde uyanığım

Çikolata kokulu yastığında

Sarılırım, yanağında yanağım

 

Öyle mahcûpsun, âhû gözlü mâhım

Gün, uyumanı bekler doğmak için

Erciyes'ten İstanbul'a semâhım

Bin günâhımı paklar yuğmak için

 

Vuslatın da bir kıymeti olmalı

Aramızda Anadolu yaylası

Bir avuçluk yanakları elmalı

Arkamızda bir köpek vaveylası

 

Temmuzoğlu

23 Nisan 2016, 03.30, Erciyes

27 Kasım 2013 Çarşamba

Ölemem mi

Su asla hâin olamaz, hele ki denizler

Yutkunamadıklarım sallanıyor genizde

Bir kulaç mesâfesi; Asya'nın hazînesi

Fakat seni düşündükçe Marmara’m genişler

 

En işlek caddesinde bile yalnızım şehrin

Oysa senin atmosferinde çocukça şendim

Kayseri’m, bozkırlarında ay serin ve tolu

Buğulu göz bebeklerim hasretinle dolu

 

Kasvetli inlemeler yayılırken cesetten

Ben hâlâ yaşıyorum; buna rağmen pes etmem

Kendini tasfiye etmiş âdeta beş eklem:

Konuşamam sonu yok, uyuyorum boyuna...

 

Huyuna yâr, suyuna; doyamam ki doyamam

Dolanayım boynuna; saramam ki saramam

Sen orda yâr, ben burda; kalamam ki kalamam

Ayrılığın sonu var; ölemem mi, ölürüm!

 

Temmuzoğlu

27 Kasım 2013, Rumeli Hisarüstü

2 Eylül 2013 Pazartesi

Koçak Ayıbı

Beni sana anlatacak ebâbiller uçtu

Beynimdeki azgın fillerin kalbinde kuşku

Kimdi suçlu, hangimize sâhip oldu uçkur?

Şimdi yarıya inmiş eteklerin tutuştu

 

Petekleri balsız kalmazmış ece arının

Tabancama nişanlanıp bir gece arının

Biliyorum, bu yaptığım bir koçak ayıbı

Yine de üzüntü cinsinden kaça kayıbın?

 

Açadurun, cehennem ateşinde gusl içün

Körükleyeceğim yudum yudumla votka, cin

Şimdilik oynaşın, koyun koyuna koklaşın

Unutamazsınız yaşatacağım şokları

 

Yok kadın, yok para, yok huzûrum, yok sigara

Hiçbir şey, hiçbir şeyin değilse; yak sigara!

Külleriyle savrulsun, ne varsa eksik olan

Zaten tadımız kaçmış; tuzlu süt, ekşi kola…

 

Temmuzoğlu

2 Eylül 2013, Erciyes